4 Temmuz 2014 Cuma

Adrasan

Cennet koylarımızdan biridir Adrasan. Bayılırım!
6  yıl üst üste gitmiştik. Bu yıl da gitmek istiyordum.
Sabah kahvaltı öncesi en az 1 saat yüzerdim. Ellerim buruşana kadar!
Deniz sabah ve akşam saatlerinde inanılmaz güzeldir.
Deniz bitiminde birkaç sıra küçük otel. Sonra orman başlar (dı).



Ne oldu!
Ne olacak.
Sabotaj!

"Yaş kesen baş keser" diyerek bütüldük.
Çocukken içimize işlendi ağaç sevgisi, doğa sevgisi.
Küçükken diktiğim birçok ağaç vardır.
Onları büyürken izlemek keyiflidir.
Aynı zamanda ağacın ne kadar zor büyüdüğünü görürsünüz.
Böylece onun küçücük bir dalının ne kadar değerli olduğunu hissedersiniz, anlarsınız.



Şimdi bu durumda güzelim orman.
umarım söylendiği gibi gerçekten imara açılmaz.
Yeniden cennet olur Adrasan.



2 Temmuz 2014 Çarşamba

ATIN-ARININ!!!

Bir baktım tam 2 aydır yokum!
"Bu ne tembellik" demeyin. Ev işlerim vardı. Koşturma inanılmaz.
Haftaya taşınıyorum, hazırlıklar çok yordu.
Ama oradan keyifli paylaşımlarım olacak.
Örneğin çok şeker bir kedim var artık. Adı "Bıdık". Bahçeli bir eve taşınacağım, kedisiz olmazdı tabii.
Tatlı kedim, bahçem ve ben yakında sizlerleyiz.
Bu arada bir arkadaşımdan çaldığım harika bir yazı var aşağıda. 
Okuduktan sonra tam da dedim taşınma zamanında atmak ne iyi fikir.
Ben başladım atmaya ve arınmaya.
Bence sizlerin de mutlaka atacaklarınız vardır.
Haydi iş başına!

ATIN-ARININ!!!
Yazmayan kalemleri....
Sayfası bitmiş defterleri.
Kulpu kırık fincanları.
'Zayıflayınca giyerim' kotunu.
Son 5 aydır giymediğiniz kıyafetleri.
Arka balkona tıkıştırdığınız,
bir gün yüzünü yenilerim pırıl pırıl olur
dediğiniz o sandalyeyi.
Dibi kararmış tencereyi.
Taşındığınız hangi evden kaldığı,
hangi kapıyı açtığı artık meçhul olan o anahtarları.
Sırf genç ve güzel çıkmışsınız diye yanınızda
o hiç sevmediğiniz tiple poz verdiğiniz fotoğrafı.
Çekmecenin dibindeki müzik kasetlerini
(kaset mi kaldı allah aşkına)
Atın.
Ohh bir ferahlayın bakalım. Tamam mı?
Şimdi ihtimalleri atın.
'Olacaktı, son anda olmadı'ları atın, olmamış işte.
Takılıp kaldığınız o günü.
Düşünüp durduğunuz o lafı.
Atın.
Küstüğünüz için uzun zamandır
görmediklerinizin aklınızda kalan son görüntüsünü.
Alındıklarınızın, gücendiklerinizin hiç umurunda olmayan
o 'olayı'
Atın.
O hiç beceremediğiniz yemeğin tarifini
Kestiğiniz eski gazete küpürünü
İçinizi kemiren o ukteyi
Atın.
Zamanı gelince yiyeceğiniz soğuk
intikam yemeğini de dökün.
Soğuk yemeğin hiç tadı olmaz,
dışarıdan bir döner söyleyin daha iyi.
Buzdolabının üzerindeki diyet listesini
(faturaların altında duruyor)
Depodaki koşu bandını.
Atın.
Cevabı olmayan soruları
Kaçırdığınız fırsatları
Atıldığınız işleri
Beceremediğiniz ilişkileri
Kişisel gelişim kitaplarını
Atın.
Arkanızdan konuşanları.
Önünüzü kapayanları.
Alamadığınız terfiyi
Oturamadığınız evi
'Şimdiki aklım olsa'ları
Aldığınız en kötü karneyi.
Hatta en iyi karneyi.
Çalışmayan saatleri.
İşe yaramayan fikirleri.
Kaçan trenleri.
Zamansız yaşlandıran dertleri.
'O gün' olanları.
Halının altına süpürdüklerinizi.
Dolabın dibine iteklediklerinizi.
Atın.
Alışveriş ederek rahatlamaları,
Dedikoduyla gerçek sohbeti karıştırmayı,
Kullanmadığınız ayakkabıları
Beş yıldır hiç giymediklerinizi
Zayıflarım nasıl olsa diye tuttuklarınızı
İyilik etmeden hep kazanç peşinde olmayı
Vermeden almayı
Paylaşmadan hep biriktirmeyi
Atın